İddialı ve yön gösteren bir amacı, o amaca ulaşıldığını gösteren birkaç ölçülebilir anahtar sonuçla eşleştiren hedef belirleme yöntemi. Intel’de Andy Grove ile gelişti, John Doerr aracılığıyla Google’da ve dünyada yaygınlaştı.
Amaç nitel ve yön gösterici bir cümledir: “Küçük işletmeler için ay sonunu stressiz hale getirmek.” Anahtar sonuçlar ise sayısal ve doğrulanabilir sonuçlardır: “Beyanname hazırlama süresini ortalama dört saatten bir saate indirmek.” Anahtar sonuç bir görev değil, bir sonuçtur; “yeni ekran yayımlamak” bir çıktıdır, “ekranı kullananların hata oranını yarıya indirmek” bir sonuçtur. OKR’lar genellikle çeyreklik ritimle belirlenir ve gözden geçirilir. Çeyrek sonunda hem sonuç hem öğrenme konuşulur.
OKR, ürün stratejisini ekibin günlük işine bağlamanın araçlarından biridir. Ürün ekibine hangi özelliği yapacağını değil, hangi sonucu değiştirmesi gerektiğini söyler; böylece çözümü bulma sorumluluğunu ekibe bırakır. Yaygın bir ilke OKR’ları performans değerlendirmesinden ve primden ayrı tutmaktır; aksi halde ekipler iddialı hedefler yerine kolay ulaşılabilir hedefler yazar. Planlama katmanları açısından OKR, Makro katmanda yaşar. İyi OKR ekibe neyin önemli olduğunu söyler, ama nasıl yapılacağını ekibin kendisine bırakır.
Sık yapılan hata. Anahtar sonuçlara iş listesi yazmak. “Beş yeni özellik yayımlamak” bir OKR değil, bir teslimat planıdır; ekip hepsini yapıp hiçbir sonucu değiştirmemiş olabilir.