Gerçek ya da temsilî kullanıcılara bir ürün veya prototip üzerinde belirli görevler verip onları izleyerek, ürünün ne kadar kolay, hızlı ve hatasız kullanılabildiğini ölçen test.
Kullanılabilirlik testi kullanıcıya fikrini sormaz, ona görev verir: “Bu ay çalışanlarınızın maaşını ödeyin.” Katılımcı görevi yaparken düşündüklerini sesli anlatır, görüşmeci de müdahale etmeden izler. Takıldığı yerler, yanlış tıklamalar, tereddütler ve “acaba” cümleleri tasarımın nerede anlaşılmadığını gösterir. Görev tamamlama oranı, görev süresi ve hata sayısı gibi basit ölçümler ise sonuçları sürümler arasında karşılaştırılabilir kılar. Görüşmecinin en zor işi, kullanıcı takıldığında yardım etme isteğine direnmektir.
Jakob Nielsen’in yaygınlaştırdığı yaklaşıma göre beş kullanıcıyla yapılan küçük bir test, en sık karşılaşılan sorunların büyük kısmını ortaya çıkarır; bu yüzden tek bir büyük test yerine sık ve küçük testler önerilir. Test erken yapıldıkça ucuzdur: kâğıt prototipte bulunan sorun dakikalar içinde düzeltilir, canlıdaki bir üründe bulunan sorun haftalar sürer. Test planı önceden yazılır: hipotez, görevler, başarı ölçütü ve vazgeçme ölçütü.
Sık yapılan hata. Testi ekip üyeleriyle ya da şirket çalışanlarıyla yapmak. Ürünü içeriden tanıyan biri, gerçek kullanıcının takılacağı yerleri göremez.
← Kullanıcı hikâyesi Bütün kavramlar Kuzey Yıldızı metriği →