Toplam gelirin toplam maliyete eşitlendiği, yani ürünün ne kâr ne zarar ettiği satış hacmi ya da zaman noktası. Sabit maliyetin birim başına katkı payına bölünmesiyle hesaplanır.
Başabaş hesabının iki girdisi vardır. Sabit maliyetler, satış hacminden bağımsız olarak oluşan giderlerdir: ekip maaşları, altyapının taban maliyeti, lisanslar. Katkı payı ise birim fiyattan birim başına değişken maliyetin çıkarılmasıyla bulunur. Sabit maliyet katkı payına bölündüğünde, kârın başlaması için gereken satış hacmi ortaya çıkar. Yatırım kararlarında bu hacmin yanında ona ulaşma süresi, yani başabaş zamanı da sorulur ve çoğu zaman daha belirleyicidir.
Başabaş noktası fizibilitenin en anlaşılır özetlerinden biridir, çünkü karar vericiye tek bir soru sordurur: bu hacme gerçekçi olarak ne zaman ulaşabiliriz? Bu yüzden iyimser, temel ve kötümser olmak üzere üç senaryoyla hesaplanmalıdır. Başabaş nakit ihtiyacını tek başına göstermez; o noktaya kadar biriken zarar, finanse edilmesi gereken toplam nakittir ve yatırım tutarını belirler. İkisi birlikte sunulduğunda karar netleşir. Süre uzadıkça risk de büyür.
Sık yapılan hata. Başabaş hesabında değişken maliyetleri eksik saymak. Ödeme komisyonları, destek maliyeti ve AI-native ürünlerde model çağrı maliyetleri unutulduğunda başabaş olduğundan yakın görünür.