Bir yapay zekâ modeline verilen talimat, bağlam ve örneklerin bütünü; Türkçede “istem” olarak da karşılanır. AI-native ürünlerde prompt’lar ürünün içine gömülüdür ve bir prompt’u değiştirmek bir özelliği yeniden yazmak kadar etkili olabilir.
İyi bir prompt dört şeyi netleştirir: rol (model hangi bakışla çalışacak), görev (tam olarak ne yapılacak), bağlam (hangi bilgilere dayanacak) ve çıktı biçimi (sonuç nasıl görünmeli). Örnek vermek, kısıtları açıkça yazmak ve modelden emin olmadığı yerde bunu belirtmesini istemek kaliteyi belirgin biçimde artırır. Belirsiz soru makineden hemen belirsiz cevap alır; bu yüzden prompt yazmak aslında düşünceyi netleştirme sanatıdır ve ürün yöneticisinin “sormak” becerisinin bir uzantısıdır.
Ürün ekipleri prompt’la iki ayrı biçimde çalışır. Birincisi ekip içi kullanımdır: persona taslağı, rakip özeti, kullanıcı hikâyesi gibi işlerde yapay zekâyı düşünce ortağı yapmak. İkincisi ürünün içindeki prompt’lardır: kullanıcının görmediği ama ürünün davranışını belirleyen sistem talimatları. İkinci türde prompt bir ürün varlığıdır; sürümlenmeli, değişiklikten önce eval ile test edilmeli ve kimin neyi neden değiştirdiği kayıt altında tutulmalıdır. Prompt, kodla aynı özeni hak eder.
Sık yapılan hata. Ürün içi prompt’ları kodun bir kenarında, sahibi belirsiz metinler olarak bırakmak. Test edilmeden yapılan küçük bir prompt değişikliği, ürünün davranışını bir gecede değiştirebilir.